Saldır numaralı... Saldııırr.. saldır!!

Bu tezahürata yabancı değilsiniz çoğunuz. Bilmeyenler, daha önce stadlarda vs. rast gelmeyenler için kısaca açıklamak gerekirse; maçta numaralı tribün önünde (hani şu daha ''elit'' kesmin, daha aklı başında insanların oturduğu, daha pahalı tribün) saha içi bir gerginlik yaşandığında, diğer tribünlerdeki taraftarların numaralı tribünü ''göreve davet ediş'' sloganı. Sanırım David Stern'ün adalet anlayışından çıkan son cezalardan sonra, NBA takımlarının salonlarında da geçerli olacak bu saldırı çağrısı. En azından ben evimin salonundan izlediğim her maçta, sabaha karşı bir saatte içimden bu sözleri mırıldanacağım. Manyak olduğum için değil, ortaya çıkan faturanın bu yönde teşvik edici olduğunu düşündüğüm için.


Detroit Pistons, sırf olaya karışanlar sivil kişiler olduğu için dört oyuncusuna verilen toplam 9 maçlık cezayla (ki 5 tanesi Charlotte Bobcats maçlarında bitmiş olacak - önemi yok gerçi bu detayın ama) bu hadiseden sıyrılırken Indiana Pacers'ın bir sezonu elinden alınıyorsa, hatta son form grafikleri itibariyle benim gözümde -ve biliyorum ki daha birçok kişinin gözünde- NBA şampiyonluğu için bir numaralı favori olduğu bir durumda böylesi bir ceza veriliyorsa, ortada büyük bir haksızlık var demektir.


Evet bundan sonra Detroit maçları başta olmak üzere her maçta tribünlerden sahaya bir müdahale olmasını bekleyeceğim. Madem şampiyonluk adayı bir takımı safdışı bırakmak bu kadar ucuz, biraz mide bulandırıcı olacak ama neden bir takımın yöneticisi parayla kendine intihar komandoları tutup onları rakiplerin üzerine salmasın ki? Hatta yöneticilere gelmeden, biraz alkol almış fanatik bir taraftar bundan sonra mesela Garnett'i sezon boyu safdışı etmek isterse ne olacak?

Your Name:


Your Comment: