Selahattin Duman - Yaratıcılığa ceza değil ödül verin
Baharı soluyoruz..
Penguen’de Metin Üstündağ nefis bir bahar yorumu yapmış.. Karikatürüne bakıp bakıp güldüm..
“Avrupa Birliği’nden yanayım..” deyip Şanzelize’de kokoreç satma rüyası gören kirli sakallı yiğitlerimizden biri sağından solundan geçen kızlara bakarak yürüyor..
Kızların ayağındaki pantolon düşük belli, göbek açıkta.. Arkadan da donun bel lastiği görünüyor..
Karikatürdeki adam manzaraya bakıp kendi kendine söyleniyor:
“Birinci cemre göbeğe.. İkinci cemre çatala..”
***
Baharın her şeyi iyi de kişiye yüklediği depresyonla başa çıkmak zor..
Çalışmak istemezsin, işe gitmek istemezsin, eve girmek istemezsin..
Hele öğrenciysen..
Bütün fikirler toptan bozulur.. İstikbâl kaygısı filan vız gelir adama..
Birden “Battı fishing yan going..” halleri çöker üzerine..
Öğrenci kısmının en gözü kara zamanları bu zamanlardır..
HINZIRLIK VİRÜSÜ
Milli Eğitim’in okul kütüphanelerine kadar giren “hınzırlık virüsü” bu aylarda bünyeyi sarar..
Eğitim adamları bu tür öğrenci hınzırlıklarından birini yeni keşfetti.. Ortalık perişan.. Şey götürüyor..
Kara kara nasıl temizleyeceklerini düşünüyor lar..
İhtimal ki baharın bunalttığı bebelerden biri kendisine yüklenen “Kütüphan edeki kitapları düzenleme” angaryasının hakkını vermiş..
Hem de tam vermiş..
Ne mi yapmış.. Lastikli bir dil olan Türkçenin bütün imkânlarını kitap tasnifinde kullanmış..
Kütüphaneye giren kitap Reşat Nuri Güntekin’in “Yaprak Dökümü&rdq uo; ise kayda belden aşağı haliyle girmiş..
“Yaprak” sözcüğün& uuml;n “p” harfi bütün listelerde yok olmuş..
Roman şimdi “Bilmem ne dökümü&rdq uo; adıyla okurunu bekliyor.. Adım gibi eminim.. Yeni haliyle daha fazla ilgi çekmiştir..
***
Eğitim adamları “Bu nasıl bir rezillliktir..” deyip hoplayadursun..
Şahsen “P” harfi bilerek düşürülm& uuml;ş “Yaprak” sözcüğü beni o kadar rahatsız etmiyor..
Neden derseniz cevabım var..
“P” harfi düşmüş “Yaprak” sözcüğü eski Türkçe metinlerde şimdiki gibi belden aşağı bir mânâ taşımazdı..
“Kargı” veya “Mızrak” sözcüğün& uuml;n tam karşıtıydı..
Nitekim metinlerde de böyle geçer:
“İslamın aslanları ellerinde yaprakları (p harfini düşürerek telafuz ediyoruz..) ile kâfirin üzerine hamle ettiler..”
Yürü bre şahbazım..
“P” harfi düşmüş “Yaprak”ı eline aldın mı sana düşman mı dayanır?
BİTTİ HALDUN..
Bahar azgını öğrencinin pasif direnişi devam ediyor..
Okul kitaplıkları listesinde ne kadar Dostoyevski imzalı eser varsa, yazarın isminden yana tadilata uğramış..
Slav dilinde “oğlu” anlamına gelen “ski” eki kayıtlara Levent Kırca’nın ünlü jet-ski parodisindeki vurguyla girmiş..
“P” harfi düşmüş “Yaprak” sözcüğünd en sonra Dostoyevski adındaki “oğlu” eki de aynı mânâya gelmiş..
Bu şenaati işleyen hınzır belli ki bilgisayar cambazı..
Eğitimcilerin kütüphane kayıtlarının ortak programını bulmuş.. Ne kadar iki anlama gelen sözcük veya hece bulduysa, üzerlerinde kafasına göre tadilat yapmış..
***
Bu listelerde kitaplarıyla yer alan İbni Haldun’un başına gelenlere ben de üzüldüm..
“İbn” de tıpkı Slavcadaki “ski” eki gibidir.. Arapçada “oğlu” anlamına gelir..
Yani İbni Haldun imzası görüldüğ& uuml;nde “Haldun’un oğlu” anlaşılır..
Kütüphane listelerini kırmızı noktalı hale getiren o hergele, bu büyük yazarın ön isminde işlem yapmış..
Kayıtlardaki yeni haline bakılırsa “Haldun” ünlü bir bilim adamı ve yazar değil sanki seyircinin gadrine uğramış bir futbol hakemi..
BELÂ UMUMİ..
Bereket versin ki ismi karalanan İbni Haldun, o kitap listelerinde öylece yalnız bırakılmamış..
En azından dertleşebileceği biri var.. O da ünlü Alman şairi Heinrich Goethe.. (Göte diye okunur..)
O da İslam bilim adamı gibi haksız itham edilenlerden..
“Goethe” sözcüğün& uuml; bir şeye benzetmek için yapılması lazım gelen tadilatı size elifi elifine anlatmama gerek yok..
Ortalama zekâya sahip her vatandaş “Goethe” ismini gördüğünd e o benzetmeyi yapar zaten..
“Zaman kötü..” diye başlayan tekerlemeden tut.. “Döte giren şemsiye açılmaz..” deyişine kadar envai laf üretirsin..
Bu hınzır benzetmeden sonra göreyim cesaretini..
Yüreğin varsa Faust adlı şaheserin sahibi Alman yazarın adının yeni haline bak, ondan sonra oku okuyabilirsen..
Gerçekten de “Goethe” ister..
Bartın, Kayseri, Adana, Diyarbakır.. Hangi ilin okul kitaplıklarını açarsanız açın bu tadilatın izleri var..
Eğitim adamları olayı keşfetmişler.. Şimdi müfettişlerini memlekete salmış “faili” arıyorlar..
Bulunca ne yapacaklarsa..
***
Tavsiyem bahar aylarında görevlendirilen öğrencilerin listesini tarasınlar.. Zanlı mutlaka “bahar vurgunu” yemiş bir öğrencidir..
Ancak çocuğu bulduklarında “İbret-i âlem için..” cezası vermeye kalkarlarsa bu kez ben şarlarım.. Bir kere yaratıcılığı ezmek iyi bir şey değildir.. Üstelik ayrıcalık yapmış olurlar..
Bodrum’da denizi kırk metre doldurup doğanın canına okuyan iş adamına “yılın çevrecisi” ödülün&uum l; veren hükümet adamlarından aynı anlayışı bu meselede de beklerim..
O hergeleyi bulduklarında boynuna “yılın öğrencisi” madalyasını takmalılar ki Hanya’yı Konya’yı anlasın..
“Yılın öğrencisi” ne demek?
El cevap:
“Türkiye&rsquo ;nin en inek öğrencisi” demek..
Başına bahar vurmuş hiçbir öğrenci böyle bir muameleyi kaldıramaz.. Bu “ineklik” madalyası da ona bir ders olur..







