mutlu bi dünya olmaz ki
Orta çağda insanlar,herkesin aynı dine,ırka mensup olması gerektiğini düşünüyor lardı.Fakat Avrupa ülkeleri reform için verdikleri zorlu mücadelelerle,ilerle yen zamana ayak uydurup,insanların bir arada sorunsuz yaşayabilmeleri için,dinin ya da ırkın hiç önemli olmadığını kanıtladılar.Avrupa ülkelerine bakınca anladık ki;artık bir insanın Hristiyan,Müslü man ya da Yahudi olması hiç önemli değilmiş.Önemli olan insanların belli bir eğitim seviyesinde olmaları,ekonomik özgürlükle rinin ve düşünce özgürlükle rinin olması,ve insan hakların da eşit bir şekilde yararlanıyor olmalarıymış.Yani,insanın mutluluğunu hedeflemeyen ve bu hedefe ulaşamayan hiçbir öğreti,inanç veya değer insanlık tarihinde kalıcı olamamış. İnsanlar böyle olmaması gerektiğini anlayana kadar,tarih boyunca dini sebeplerle bir çok çatışma ve acılar yaşamış,yaşatmışlar .Fakat sonraları anlaşılmış ki;geçmişte,g&oum l;rünüşte dini sebeplerin birçoğu aslında ekonomik sebeplere kılıf olarak kullanılmış.(Günümüzde de hala,etnik,ideolojik,ulus al sebepler,arkada kalan ekonomik sebepleri ve çıkar çatışmalarını perdeliyor,ve toplumlar esas sebepleri gizlenerekçatışm alara sürükleniyor.)Bu dini çatışmaların etkisini Hristiyan toplumlarındaki dinsel reformlar ve İslam'ı hoşgörü ile yorumlayan Mevlana,Hacı Bektaşi Veli gibi tasavvufçuların insancıl yaklaşımları azaltmış. Tüm bunlara rağmen,insanlık bütün bu dönemleri aşarak ilerlemiş ve sonunda insana en çok yaraşan,insanı temel alan toplumsal anlaşmaya varmış:YAŞASIN DEMOKRASİ!!! Günümüzde uygarlığın ulaştığı bu en son aşamanın dünyadaki tek adresi,çağdaş demokrasi dediğimiz Avrupa Birliği değerleridir.Temel insan haklarına saygılı,düşü nce ve ifade özgürlüğ& uuml;nü esas alan,kimsenin dininden veya renginden dolayı kınanmadığı bir topluluk,yukarıda bahsettiğim mutluluk hedefine ulaşabişmiş bir topluluktur. Avrupa'da insanlara düşünce özgürlüğ& uuml;nün tanınmasıyla Fransız devrimcilerin hayalleri gerçek olmuş,bu ilkeler,Türkiye gibi ülkelerde,Orhan Pamuk gibi değerli yazarları korumuştur. Türkiye'de bu aydınlanma çağının önderliğini Atatürk yapmıştır.Bir çok aksaklıklarına rağmen artık ülkemiz de,insan aklının bulduğu en iyi yönetim şeklini tercih etmiş,veya kurmaya çalışmaktadır. Hiç şüphesiz Atatürk'ünde asıl hedefi çağdaş demokrasi ve mutlu bir toplumdu... Umarım bir gün bu hedefe onun genç takipçileri olarak ulaşabiliriz..
02.21.06 (5:06 am) [
edit]
0
Comments