kadın ve şiddet

kadın ve şiddet, asla bir araya gelmemesi gereken 2 kelime aslında.ama dünyamızda tam tersi bir durum söz konusu.kusuru kimde aramalı; bedelini kimlere nasıl, ne şekilde ödetmeli? cevaplamak gerçekten çok güç.

Dünya Sağlık Örgütü eşlerin uyguladığı şiddeti, yakın bir ilişkide fiziksel, psikolojik ya da cinsel hasara yol açan her tür davranış olarak tanımlamıştır. Bunların içinde aşağıdakiler de yer almaktadır:
  • Tokat atma, vurma, tekmeleme ve dövme gibi fiziksel saldırı fiilleri
  • Sindirme, sürekli küçük düşürme ve aşağılama gibi psikolojik taciz
  • Cinsel ilişkiye zorlama ve öteki cinsel zor kullanma biçimleri
  • Bir kimseyi ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaştırma, hareketlerini gözleme ve bilgi ya da yardıma ulaşmasını kısıtlama gibi çeşitli kontrol edici davranışlar.

erkeklerin klişe savunma şekillerini biliyoruz.kimisi bunun bir hata olduğunu bile düşünmezken,ki mileri bu hatalarına çeşitli mazeretler buluyor.kimisi islam dinini, kimisi kadının kışkırtıcı! davranışlarını dayanak alıyor kendine.kimisi de eylem sonrası pişmanlık duysa bile, aynı şiddeti tekrar gösterebiliyor.din demişken allahın kelamına bakalım bari, ne denmiş kadınlarla ilgili?

nisa 4, medinede inmiştir, 176 ayet, 3745 kelimedir.

34.Erkekler, kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kere Allah birini diğerinden üstün yaratmış ve bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. Bunun için iyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın korumasını emrettiği şeyleri, kocalarının yokluğunda da korurlar. Serkeşlik etmelerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince; önce kendilerine nasihat edin, sonra yataklarında yalnız bırakın, yine dinlemezlerse dövün. İtaat ettikleri halde onları incitmek için bahane aramayın. Çünkü Allah, çok yüksek çok büyüktür.

bu anlamlı noktada %80'i müslüman bir ülkede kadına neden şiddet uygulandığını anlamak basit bir eyleme dönüşüyor . gerçi bu müslüman çoğunluğun çok büyük bir kısmının yukarda bahsi geçen ayetten bi haber olduğunu düşünmekteyim.dinle ilgili mevcut bilgileri kulaktan dolma şeylerle sınırlı.tabiki süregelen bu şiddetin sebeplerini tamamen dine indirgemek, çok sığ bir yaklaşım olur.ancak büyük oranda din ve geleneklerle ilintili olduğunu söyleyebiliriz.aslında bu ilintili olan kısım,erkeğin şiddeti nasıl meşru kıldığıyla daha çok ilintili.şiddeti tetikleyen faktörleri ise "düşük eğitim seviyesi", "madde kullanımı"ve "ekonomik problemler" gibi 3 ana başlık altında toplayabiliriz.

ne kapitalizm ne komünizm en güzeli milli doktrin :O

akşam haberlerini sonuna kadar izlemedim ancak ali kırca ile show haber'de sürekli "deniz gezmiş parkası" altyazısı geçiyordu.sinirlendim.kapadım tvyi.hani hala merak etmiyorum değil haberin içeriğini, ancak az çok tahmin edebiliyorum.
bişeylerin hep bokunu çıkarmak zorundamıyız insanlık olarak? muhammed'in hırkasının ipi, atatürk'ün vakko takım elbisesi, şimdi de deniz gezmiş'in kutsal! parkası.
hatırla sevgili denen diziden sonra başladı bu akım.iyi mi oldu kötü mü bilemiyorum.baş roldeki hatuna , mahsun kırmızıgülle çektiği diziden beridir kıl olduğumdan mütevellit diziyi hiç izleyesim gelmemişti.ancak insanımız diziyi büyük bir zevkle izliyor, gençlerimiz yakın tarihimizi öğrenirken, idam sahnelerinde göz yaşlarına boğuluyorlarmış..vah vah..gerçekten sizin gibi gençleri görünce ben de göz yaşlarına boğuluyorum.ancak bi yerde hata var.madem o insanların haksız yere asıldıklarını düşünüyor sunuz, ki reytingler bunu gösteriyor, bu tavrınız neden yaşam tarzlarınıza, en azından seçmen listelerine yansımıyor? bakalım deniz gezmişin asılmadan önceki son sözleri neymiş:

"Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği ve bağımsızlık mücadelesi! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Kahrolsun emperyalizm!"

hmmm..siyasetçisinden, öğrencisine, ev hanımından,memuruna, işcisinden kasabına, kasabından bakkal hilmi abisine (bunların hepsi hatırla sevgiliyi kaçırmadan izliyor)hepiniz bir riyakarlık içerisindesiniz.
sen hem 301'in destekçisi olacaksın, hem 1 mayıs provokatorlerin bayramı oldu diyip evinde oturacaksın, hem de çok sıkı deniz gezmiş fanı olacaksın.oldu canım.son albümündeki şarkılarını ben de beğeniyorum, ama sahne performansı biraz daha iyi olabilirdi..ay evet çok tatlı ya...

hepinizin başına aha bu düşsün:






kendinize gelince belki okursunuz.

KOZLUK GENCLERI - IZMIT MERKEZ KAFASINA GORE HERKES